Tevârîh-i Cedîd-i Mir'ât-ı
Cihan
Bu eserden ilkönce, Hicrî 1342 de
(M. 1923-1924) Bursalı Mehrned Tahir "Mir'ât-ı
Cihan" adı ile bahsetmiş, müellifi Osman'ı kesin bir
ifade ile Bayburtlu olarak göstermiş, zamanı
hakkında da "âsârından 1020 tarihi ricalinden olduğu
müstebân olmaktadır" şeklinde bir sonuç çıkarmıştı
(Osmanlı Müellifleri, III, 96-97).
Osman'ın başka eserlerini de
görmüş olsaydı, Bursalı Tahir herhalde adlarını
söylerdi. Söylemediğine göre "âsârı" kelimesiyle
yalnız tarihini kasdettiği anlaşılmaktadır.
1936'da ben, bîr kitapçıda
bulunan bu eseri görüp incelemiş, notlar almış ve
Türkler'e ait bölümü kopya etmiştim, ikinci Cihan
Savaşından önce Berlin'e giden kitabın ne olduğu
belli değildir. Bombardımanlar sırasında yanmış veya
işgalde Rusya'ya aşırılmış olması ihtimali de
vardır.
Sayfa numaraları konmuş olan
kitap 384 sayfa idi ve müellifin "unvan" adını
verdiği sekiz bölümden ibaretti. Bu bölümlerden
yalnız 208-259 uncu sayfaları işgal eden üçüncü
bölüm "tarih" olup öteki bölümler dinden ve dinî
hurafelerden bahsetmekteydi.
Kitap eksikti: Dördüncü bölüm tamamlanmadan
kesiliyordu. Beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci
bölümler ise hiç yoktu. Başta, üçüncü sayfadaki
fihrist şöyle idi:
Unvân-ı evvel: Hak
Ta'alânun birliğini ve ululuğını ve 'azametin ve
uluhiyyetin ve arş-i a'zamun icadın ve seb-i
semâvâtun ve seb-i zeminün bünyâdın ve melâ'ikelerün
ve ay, günün, yılduzlarun vücuda gelmesin beyân
eder.
İkinci unvân:
Âdem-i şafi ve Havva vucuda gelüp ahvâllerin ve
zürriyâtından gelen enbiyâ ve evliya, ülemâ ve
meşâyihi ve sâ'ir ibâd ve zâhid mü'minatı beyân
eder.
Üçünci unvân: Ecdâd-i
pâdişâhân Keymureş'i ve dünyâya gelen şâhib-kırân
pehlivanları ve şühedâyı beyân eder.
Dördünci unvân:
Süleyman nebinün mu'cizâtın ve hikâyâtın ve Yûsuf
nebinün Zelihâ" ile kışşasın ve İskender-i
Zi'lkarneynün şâhib-kırânlığın, padişahlığın beyân
eder.