TÜRK TARİHİNDE MESELELER

 
 

 

 

16

ÇAĞRIBEĞ

Türkiye Devletinin kuruluşunda çok büyük payı olan bu kahraman Oğuz beği, Mikâil Yabgunun büyük oğlu, Selçuk Sübaşı'nın da torunu-dur. Mikâil Yabgu büyük bir ihtimalle babası Selçuk Beğ'den önce ölmüş, fakat tarihe Çağrı Beğ ve Tuğrul Beğ adında iki ateş parçası oğul bırakmıştır.

Hazar Kağanlığı'na bağlı olan Oğuzlar, XI. Yüzyıl başlarken bu kağanlı-ğın dağılmaya yüz tutmuş olması dolayısıyla dağınık bir hâlde bulunu-yorlardı. Doğularında kuvvetli Karahanlı Hakanlığı, güneylerinde daha kuvvetli Gazneliler İmparatorluğu vardı.

Oğuzların büyük bir bölümü Gazneliler'e tâbi olduğu hâlde Çağrı Beğ-'le Tuğrul Beğ, Karahanlılar'ın Talas valisi olan Yağan Tegin Mehmed Buğra Han'a bağlıydılar. Yağan Tegin, Talas ırmağı boyundaki Şelçi şehrini dirlik olarak Çağrı ve Tuğrul Beğlere vermişti. Yağan Teğin'den sonra Karahanlılar'ın Semerkand ve Buhara valisi olan Ali Tegin'e tâbi oldular.

Fakat huzur içinde değillerdi. Bir yandan Karahanlı-Gazneli rekabeti ve savaşları, öte yandan kendi aralarında birlik olmayışı, gelecekleri-ne güvenle bakmalarına engel oluyordu. İktisâdi darlık içinde de bulunuyorlardı. Çağrı Beğ bu düzensizliği ve huzursuzluğu giderecek bir yol aradı. Kendi buyruğundaki savaşçılarla Anadolu'ya geçerek Rumlarla çarpışmaya karar verdi. Bu savaş milî-dinî bir ülkü ile, aynı zamanda iktisâdı darlığa düşmekte bulunan Oğuzları doyurmak için yapılacaktı.

Bu savaş, gözü pek bir davranış olacaktı. Çünkü Maveraünnehir'den kalkarak Bizans sınırına gelmek için Gazneliler İmparatorluğu'nun toprakları olan Horasan ve İrak-ı Acem ülkelerinden geçmek gereki-yordu.

Çağrı Beğ bu atılgan ve korkusuz yürüyüşü 1015 te yaptı. Küçük kar-deşi Tuğrul Beğ'i girilmesi güç çöllerde bırakarak Harzem ile Buhara arasından Horasan'a girdi. Van gölünün güney bölgesinden Anadolu-'ya saldırdı. O zaman bu bölgede Vaspurgan adında, Bizans'a bağlı küçük bir Ermeni kırallığı vardı.

Çağrı Beğ, 1015–1016 yıllarında bu kırallığa korkunç saldırışlar yaptı. Kıral Seneharim'in ordularını yendi. Ermeni kiralı bu akınlardan o kadar yıldı ki, kırallığını Bizans'a bırakarak Anadolu'da kendisine başka bir yer verilmesini istedi. Vaspuragan karşılığında kendisi Sivas bölgesi bağışlandı.

Gazneliler, Çağrı Beğ'in bu korkusuz davranışını görünce onun dönüş yolunu kapamak için 1017 de Harzem'i işgal ettiler. Bundan haberi ol-mayan korkusuz Oğuz beği 1018 de kuzeye yönelerek Gence ve Nah-çıvan şehirlerine hâkim olan Şeddadoğuları beğliğinin ülkesine girdi. Bu Kürt beğinin topraklarını çiğnedikten sonra Bizans'ın tâbiiyetinde olan Gürcü kırallığına sokuldu ve bütün o bölgeyi yağma etti.

1021'de Ani Ermeni kırallığına çarptı. Sonra yolunu kesmek için Gaz-neliler'in aldığı bütün tedbirlere rağmen yurduna döndü.

Altı yıl süren bu akın bütün tarihte eşsizdir. Çünkü gerisi kesilmiş ol-duğu hâlde bir kumandanın, tanımadığı düşman ülkelerinde bu kadar çok dolaşması ve büyük doyumluklarla yurduna dönmesi âdeta bir as-kerlik mucizesidir.

Gazneli Sultan Mahmud, Çağrı Beğ Oğuzlarının bu hareketinden ürktü ve Buhara civarına yürüyerek Oğuzlar'ın büyük başkanı olan Arslan Yabgu'yu tutsak etti.

Devamı

 

<< Nihâl Atsız'ın Kitapları

Anasayfa

Düşünce Alanı >>