|
Bu ordu
kasımda Belh'e girdi. Fakat Gazneli Sultan Mesud,
Selçuklu-lardan önce onların müttefiki olan Karahanlı
Börü Tegin üzerine yürü-dü. Çünkü onun,
Selçuklular tarafından Horasan pâdişâhı ilân edilece-ği hakkında
bir söylenti duymuştu. Soğuğa, kara, insan ve hayvan kaybına
bakmadan ilerliyordu. Çağrı Beğ de bu durumdan faydalan-mak
isteyerek Gazneliler ordusunun gerisine düşecek şekilde yürüyü-şe
başladı. Sultan Mesud bunu öğrenince
Börü Tegin'i bırakarak geri döndü (12 Ocak 1039).
Belh'e çekildi.
Çağrı Beğ
şubatta Nişabur'a gelerek Tuğrul Beğ
tarafından karşılandı. Burada 40 gün kaldı. Şehrin büyükleri
birer birer ziyaret ederek hoş geldin dediler. Tuğrul
Beğ'in tahtı yanına konulan süslü bir sedirin
ü-zerinde oturuyordu. Fakat Nişaburlular’a Tuğrul Beğ
kadar iyi davran-mak niyetinde değildi. Çünkü Sultan
Mesud taraftarlarının propagan-dasıyla Nişabur
emirlerinin ve şeyhlerinin ahâliye Selçuklular aleyhin-de söz
söylediğini ve camilerde açıkça beddua ettiklerini işitmişti.
Gaznelilerle Selçuklular arasında yapılan savaşlar
İran-Türkistan-Çin pazarı olan Nişabur'un ticaretini felce
uğrattığından bundan şikâyetçi olan tüccarlar da Oğuzlar
aleyhine yürütülen Gazneli ordularına maddî yardımlarda
bulunmuşlardı. Bundan dolayı Çağrı Beğ ve
buyruğundaki beğler Tuğrul Beğ'e başvurarak
Selçuklu-Gazneli savaşlarının kesin bir sonuca bağlanmamış
olması dolayısıyla, hâlâ zengin ticaret eşya-sına mâlik bulunan
şehrin yağmasına izin rica ettiler. Tuğrul Beğ
razı olmayınca hoşnutsuzluklarını gizlemediler. Uzun
tartışmalardan bir sonuç çıkmayınca Tuğrul Beğ
bıçağını çekerek Çağrı Beğ’e: "Yağmada
direnirsen kendimi öldürürüm" dedi ve bıçağı yüreğine götürdü.
Çağrı, bıçağı yakalayarak yağmadan
vazgeçeceğine söz verip intiharı önle-di. Tuğrul Beğ
de ona 500.000 dirhem ve birçok hediye verilmesini emretti.
Martta
Çağrı Beğ, Nişabur’dan ayrılarak Serhas'a
yöneldi.
Çağrı Beğ,
Gazneli Sultan Mesud'un kesin sonuçlu bir
saldırı yapacağı-nı bildiği için o da tedbirli davranıyor, onun
hareketlerini güçleştirmek için geçeceği yerleri yakıp
yıkıyordu.
6 Nisan 1039
da Aliâbâd ovasında Sultan Mesud ve
Çağrı Beğ kuvvet-leri çarpıştılar. Çağrı Beğ,
üstün kuvvetler karşısında çekilmeye mec-bur oldu.
15 Mayıs 1039
da Sultan Mesud 100.000 kişilik görülmemiş
bir orduyla Belh'ten hareket etti. Bu ordu çok kuvvetli idi.
Fakat beslenmesi güç ve hareketi de ağırdı.
Çağrı Beğ
bu
yürüyüşü öğrendiği zaman Serhas'ta idi. Kardeşine ve bütün
akrabalarına durumu bildirdi. Hepsi kuvvetlerini birleştirdiler.
Orduları ancak 20.000 kadar atlıdan mürekkepti. Bir bölümü
zırhlı ve son derece mükemmel silâhlı, büyük çoğunluğu da çevik,
hızlı, şiddet-le ok atan hafif süvarilerdi.
Gazneliler
ordusunu aç bırakmak için Horasan'daki açık şehirleri yık-tılar.
Ekinleri yaktılar. Ağaçları kestiler.
Oğuz beğleri
Sehras'ta bir savaş meclisi kurarak Gazneli Mesud’un
büyük ordusuyla çarpışıp çarpışmamak meselesi üzerinde
konuştular. Türlü düşünceler ileri sürüldü. En son konuşan
Çağrı Beğin ağırlıkları uzakta bulundurarak
son derece şiddetle çarpışmak fikri kabul olundu.
1039
Haziranında, ilerleyen ağır Gazneli ordusuyla Selçuklular
arasın-da bir sıra savaşlar başladı. Bu savaşlarda Oğuz-Türkmen
ordusunun ruhunu Çağrı Beğ teşkil ediyordu.
Selçuklular kesin sonuçlu savaşa girmeyerek yıpratma taktiğini
kullanıyordu.
Haziran
sonunda iki taraf da iyice yorulmuştu. Gazneliler'in yolladığı
bir elçi, bu sebeple barışa yol açtı ve iki taraf da savaşa daha
iyi ha-zırlanmak gizli düşüncesiyle barışa yanaştı.
Bununla
beraber barış yapılır yapılmaz iki tarafın hazırlığı da başla-mıştı.
1039 Kasımında Gazneli Sultan Mesud 100.000
kişiyi aşan mü-kemmel ordusuyla hızla harekete geçti. Oğuzlar,
Baverd'de toplanıp birleştiler. Selçuklular stratejik bir
baskına uğrayıp yok olmaktan güç kurtuldular. Sultan Mesud
onları yakalayamayınca yiyecek güçlüğü yüzünden yürüyüşü
durdurup Nişabur'a döndü (Ocak 1040).
Gazneliler'in
Selçuklular üzerine kesin yürüyüşü 3 Mayıs 1040 ta baş-ladı.
Gazneliler ordusu büyük su sıkıntısı içinde yürüyordu,
21 Mayıs 1040
ta ilk çarpışma oldu, Selçuklular, Çağrı Beğ'in
başbuğ-luğunda 16.000 seçme askerdi.
23 Mayıs 1040
cuma günü Dandânakan ovasında yapılan büyük mey-dan savaşı
Selçukluların kesin zaferiyle bitti.
Çağrı Beğ,
Sultan Mesud’un
karargâhına gelerek onun tahtına oturdu. Mal ve doyumlukları
askerine dağıttı.
Çağrı Beğ,
Sultan Mesud’un
bitkin bir hâlde Mervirûz'a düştüğünü ve yanında hiçbir kuvvet
kalmadığını öğrendikten sonradır ki, üç gündür at üstünde
beklettiği ordusuna dinlenme buyruğunu verdi.
Çağrı Beğ
bundan sonra imparatorluğun doğu bölgesi olan Horasan'ın hâkimi
olarak kalmış ve ölünceye kadar bu mevkiini korumuştur.
1060 ta 70
yaşında olduğu halde öldü.
Merv'e
gömüldü.
Alp Arslan,
Yakutu, Kavurt, Süleyman adındaki
oğullarından Alp Arslan onun yerine Horasan
valisi oldu.
(Orkun, 9. sayı, Ekim 1962) |