TÜRK TARİHİNDE MESELELER

 
 

 

 

24

VARNA MEYDAN SAVAŞI

Osmanlı pâdişâhlarının en büyüklerinden biri olan II. Murad 12 Tem-muz 1444'te Macarlarla yaptığı barış andlaşması ile Osmanlı tarihin-deki ikinci yenilgiyi kabul ediyor ve 1437'den beri haçlılarla sürüp git-mekte olan savaş faslını kapayarak kendi isteği ile padişahlıktan çeki-liyordu. Hiç şüphesiz, Ankara bozgununun bile sarsamadığı Osmanlı Türklerini Jan Hunyad'ın birkaç zaferi yıkamazdı. Fakat Macar, Leh, Alman, Romen, Hırvat orduları ile yedi yıldır yapılan boğuşma devleti de, Sultan Murad'ı da yormuştu. Osmanlı hanedanı içinde ilk şâir olan tedbirli, kahraman, ulu himmetli ve temiz yürekli II. Murad, ruhunun aradığı sükûnu yeşillikler ve sessizlikler arasında bulmak için Mani-sa'ya çekiliyor ve tahtım da 13 yaşındaki oğluna, yarının İstanbul fâtihine bırakıyordu.

Osmanlı tahtına tecrübesiz bir çocuğun gelişi mutaassıp haçlılar arasında bir ümit ve istek doğurdu. Bu fırsattan faydalanarak Türkleri Avrupa'dan atmak kuruntusu gönüllerine yerleşti. Barış imzalanalı on gün olmuştu. İncil üzerine yemin ederek verdikleri sözü nasıl boza-caklarını düşünüyorlardı. Papa'nın vekili: "Başka dinden olanlara veri-len yeminin hükmü yoktur" diye fetva verdi. Ve hemen savaş hazırlı-ğına başlandı.

Haçlı ordusunu çekirdeğini seçme ve çelik zırhlı Macar atlıları teşkil ediyordu. Buna Almanlar, Lehliler, Romenler ve Hırvatlar da katılmış-lardı. Macaristan kralı orduda bulunduğu hâlde, başkumandanlık meş-hur Jan Hunyad'a verilmiş ve ordu 20 Eylülde Orsuva'ya gelip Tuna'yı geçmişti. Fakat büyük maksat ve ümitler ile yola çıkan bu ordu karar-laştırdığı yürüyüş hareketini başarı ile uygulayamıyor, ağır hareket ediyordu. Macar kralının 250 arabaya yükletilen ağırlıkları ve ordunun diğer lüzumlu eşyası yürüyüşü geciktiriyor ve Türklere vakit kazandı-rıyordu. Haçlı ordusu 26 Eylülde Vidin'e geldi. Orsuva ile Vidin arasın-daki 110 kilometre beş günde alınmıştı. Demek ki günde ancak 22 kilometre yürünüyordu. Hâlbuki bu sırada Türkler, Anadolu'dan, bunun iki misli çabuklukla yürüyüş yaparak düşmanlarının karşılamaya koşu-yorlardı.

Vidin önüne gelen düşman, birkaç gün taarruz ettiyse de şehri alama-dı. Oradan Rahova'ya gelindi. Türkler şehri boşaltmışlardı. Haçlılar boş şehre girdiler.

6 Ekim'de Niğbolu'ya gelen haçlılar, Firuz Beğ oğlu Mehmed Beğ ku-mandasındaki Türk garnizonu tarafından durduruldu. Haçlılar şehri alamadılar ve boşuna kayıp verdiler.

Haçlı ordusu geçtiği yerleri yakıp yıkarak Razgrad'a, oradan da müs-tahkem bir şehir olan Yenipazar'a geldi. Burasını savaşla alıp içindeki-leri kılıçtan geçirdiler.

24 Ekim'de Şumnu, Varna, Petriç, Kavarna şehirlerine, teslim oldukları takdirde serbest bırakılacakları, aksi takdirde kılıçtan geçirileceklerini bildiren yazılar gönderildi. Fakat bütün şehirler teslim teklifini reddet-tiler.

26 Ekim'de, haçlılar Şumnu'ya saldırdılar. Türkler şiddetle karşı koy-dularsa da yenildiler. Son dakikaya kadar dayanan 50 kişi, hiçbir çâre kalmadığını görünce, tutsak düşmektense ölmeyi üstün bularak, ken-dilerini burçlardan aşağı attılar.

Haçlılar, Şumnu'da beş gün kalarak vakit kaybettiler. 4 Kasımda Pre-vadi'ye geldiler. Burasını da güçlükle alıp yıktılar.

6 Kasım'da Petriç kasabasını, hayli kayıp bahasına, ele geçirip içindeki Türkleri kılıçtan geçirdiler.

Devamı

 

<< Nihâl Atsız'ın Kitapları

Anasayfa

Düşünce Alanı >>