TÜRK TARİHİNDE MESELELER

 
 

 

 

48

TÜRK DESTANI ÜZERİNE İNCELEMELER: 3

TÜRK DESTANINI SINIFLANDIRMAK TECRÜBESİ

Ziyâ Gökalp ve Hilmi Ziyadan sonra, Türk destanı üzerindeki çalışma-lar daha ilmî ve daha metotlu olmuştur. Başka milletlerin destanları hakkındaki eserleri inceleyerek, Türk destanını ilmî şekilde sınıflan-dıran ilk Türk, Prof. Zeki Velidi Togan’dır. Türk tarihi üzerindeki derin bilgi ve ihtisası malûm bulunan ve Türkistan'ın batı ucu demek olan Başkurdistan'da doğan, bütün Orta Asya'yı ilmî ve siyâsî sebeplerle dolaşan Zeki Velidi Togan, Türklerin henüz destanı devirde yaşayan boyları arasında da dolaşmanın verdiği yetkiyle, millî destanlar üze-rinde ciddiyetle durmuş ve bunu yaparken yalnız destanı işlemekle kalmayarak eski destanlar vasıtasıyla tarihin bazı karanlık noktalarını aydınlatmasını da bilmiştir.

Prof. Zeki Velidi Togan’ın Türk destanı üzerindeki ilk mühim yazıları "Atsız Mecmua" da çıkmıştır. Bu derginin mayıs, haziran, temmuz ve eylül 1931 tarihinde çıkan 1., 1., 3. ve 5. sayılarında "Türk Millî Desta-nının Tasnifi" başlığıyla dört makale yayınlayarak, millî destan üzerine dikkati çekmiş ve bu destanın nasıl işlenmesi gerektiğini göstermiştir.

Zeki Velidi Togan'a göre; "Millî destanlar, tarihî vakaları tasvirden zi-yâde, milletin yüksek millî duygularını İnikâs ettiren, tamamiyle ve-yahut az çok tarihe müstenit bir ideal âlemi gösteren halk edebiyat eserlerinden ibarettir."

Millî destânın meydana gelmesi için üç merhale lâzımdır.

1- Destanı ruhlu bir milletin çeşitli devirlerdeki maceralı hayatını halk şâirleri ufak parçalar hâlinde söyler.

2- Milletin bütününü ilgilendiren bir hâdise, bu çeşitli destan parçala-rını bir mihver etrafında toplar.

3- Sonunda, millette büyük bir medenî hareket olur ve o sırada çıkan aydın bir halk şâiri, bu parçaları toplayarak millî destanı yaratır (Yu-nan, Fars ve Fin destanları böyle meydana gelmiştir.)

Prof. Zeki Velidi Togan'a göre, Türkler, ikinci devri birkaç kere geçir-mişlerdir. "Bütün Türk milletinin mefkûresini ve düşüncelerini bir yere toplayan destanlar bütün Türk milletini birleştiren Oğuz (Hun-Kun) ve Çengiz vekâyii gibi hâdiseler dolayısıyla husule gelmiş, fakat üçüncü devreye girmeyip büyük bir halk şâiri tarafından tespit edilerek mun-tazam millî destan şeklini alamamış ve üfûl edip gitmiştir. Bizde bu büyük destanların ancak enkazı vardır."

Acaba, bu eski büyük destanların "enkazı" yeni başta düzenlenebilir mi? Destan zamanı geçmiş değil midir?

Zeki Velidi Togan, Avrupa için geçmiş olan destan devrinin Türkler için de geçmiş olduğunu kabul etmekle beraber, Avrupa'da çıkacağını da-ha o zaman (yani 1921 de) haber verdiği uzun çarpışmada, eski millî destanların Türk ve Çin gibi milletlerin işine yarayacağını söylemekten de geri kalmamıştır. Ona göre, bugünkü durum ve şartlar, eski Türk destanlarım sınıflandırmaya ve bunları millî terbiyeye esas edinmeye elverişli olmakla beraber, geçmişimizi anlayış hususunda aramızda birlik bulunmayışı da önemli bir engeldir.

Prof. Zeki Velidi Togan, Fâtih Sultan Mehmed zamanına kadar Türkiye-'de yaşayan Çağatay hayranlığının (ve bunun sonucu olan manevî Türk birliğinin), Mısır ve Suriye

Devamı

 

<< Nihâl Atsız'ın Kitapları

Anasayfa

Düşünce Alanı >>