|
Türk
destanını nazma çekmek için yalnız şairliğin yetemeyeceğini,
destanın ruhuna da nüfuz etmek gerektiğini iyice takdir eden
Basri Gocul millî destanlar üzerindeki yazıları
dikkatle okumuş, onu iyice kavramıştır. Dede Korkut'ta bir nevî
serbest vezinle yazılmış manzu-meleri adetâ restore ederek
ortaya cidden başarılı sonuçlar çıkarmış-tır.
Basri Gocul,
Oğuzlama'yı hecenin türlü vezinleriyle yazmış ve çok 7, 8, 11 ve
12 hecelileri kullanmıştır. Eski Türkçe kelimeler de az
değildir. Fakat bu manzumelerde yapmacık bir zorâkilik yoktur.
Meselâ şu yel-teme, yâni hücum manzumesine bakın:
|
Kiyir kiyir kişneşiyor
Atlar yeri eşe eşe!
Gün doğusu kızıllaştı,
Yayılalım dağa, taşa!
"Tayma!
Tayma!" naraları
Korku salsın uçar kuşa!
Bir uğurdan saldıralım
Çarpıyorken oklar döşe!
Gözümüzün pekliğinden
Düşmanların aklı şaşa!
Hanlar, beğler aramızda,
Emeğimiz gitmez boşa!
Can kaygısı çekmek olmaz,
Yazılanlar gelir başa!
Kırılmakla tükenmeyiz;
Bakmamak üçe, beşe!
Tunç topuzlar yüz dağıta,
Kunt adalar bağır deşe!
Dahî kılıç çarpışından
Baş, bacaklar ayrı düşe!
Cenk meydanı doluşunca
Üşmelidir kuzgun leşe! |
|