TÜRK TARİHİNDE MESELELER

 
 

 

 

57

Bu muhtemel % 25 Arnavutluğa karşı, Nâmık Kemâl'in, baba tarafından sağlam bir Türk soy kütüğü vardı ki, inkâr olunamayacak kadar kuvvetlidir. Nâmık Ke-mâl'in bilinen ilk dedesi Konyalı Bekir Ağa, onun oğlu sadrazam ve şehit Topal Os-man Paşa, onun oğlu derya kaptanı ve III. Ahmed'in damadı şâir ve hattat Râtib Ahmed Paşa, onun oğlu beğlerbeğilik rütbesi almış olan ve III, Mustafa'ya, mabe-yinci olan Şemseddin Beğ, onun oğlu ve Nâmık Kemâl'in babası da II. Abdülha-mid'in baş müneccimi Mustafa Âsim Beğ'dir. Görülüyor ki, Nâmık Kemâl, 250 yıllık aristokrat ve vatana hizmet etmiş bir aileye mensuptur. III. Ahmed'in kızı Ayşe Sultan ile evlenen Râtib Ahmed Paşanın on tane oğlu vardır. Bunlar herhalde aynı hanımdan değildir. Eğer Nâmık Kemâl'in dedesi Şemseddin Beğ, Ayşe Sultandan doğmuşsa, Kemâl, kısmen de Osmanlı hanedanına mensup demektir. Buna göre Kemâl'in soykütüğü şöyle olmaktadır:

 

Bazıları, Topal Osman Paşa'nın babası olan Bekir Ağayı, tarihî kayıtlarda rastlan-mıyor diye kabul etmiyorlar. Tarihî kayıtlarda rastlanmayan şeylerin, ailelerin ö-zel sicillerinde bulunması pekâlâ mümkündür. Böyle olmasaydı, Nâmık Kemâl'in oğlu Ali Ekrem Bolayır" "Nâmık Kemâl" adlı kitabına Konyalı Bekir Ağa’yı almazdı.

Konyalı Bekir Ağa uydurma bir ad olsa bile, Topal Osman Paşa'nın Türklüğü aley-hinde hiçbir delil yoktur. Eski hâl tercümesi kitaplarında, Türk-ten gayrı soylardan olanların asıl milliyeti kaydedildiği halde, Topal Osman Paşa hakkında böyle bir kayıt yoktur. Türklüğü aleyhinde hiçbir kayıt bulunmayan bir Osmanlı paşasını Türk saymamak, kötü niyetten başka bir şey olamaz.

Nâmık Kemâlin: "Bendeniz Arnavut’um, ama o kadar ciğerden hoşlanmam!" de-mesi ise, apaçık bir alaydır. Bu söz, o sırada Kemâl ile arası açık olan Ziya Paşayı horlamak için söylenmiştir. Ziya Paşanın annesi Arnavut’tur. Nâmık Kemâl, Ziya Paşa'nın "Harabat’ını tenkit ederken, onun hakkında böyle bir telmihte bulun-muştur.

Kemâl’in oğlu Ali Ekrem, Edebiyat Fakültesinde benim hocamdı. Tam bir Osmanlı olan Ali Ekrem'de öyle aşırı bir Türklük duygusu yoktu. Bu sebepten, ailesinde, gerçekten bir Arnavut olsaydı, bunu, bizlerle çok husûsî ve samimî konuşan Ali Ekrem'den duymamız gerekirdi. Aksine, biz kendisinden bunun tamamen tersini duyduk.

Devamı

 

<< Nihâl Atsız'ın Kitapları

Anasayfa

Düşünce Alanı >>