TÜRK TARİHİNDE MESELELER

 
 

 

 

58

Görülüyor ki, Nâmık Kemâl'in Arnavutluğu iddiası, son yıllarda Türk düşmanları tarafından Ömer Seyfeddin, Abdülhak Hâmid, Ziya Gökalp ve Osman Gazinin, başka soylardan oldukları iftira ve yalanları gibi yalandır.

2- Nâmık Kemâl’in pâdişâhtan para aldığı hakkındaki sözler de ifti-radır. Kemâl, Avrupa'da iken Mustafa Fâzıl Paşa’nın verdiği para ile geçinip mücâdelesini yapıyordu. O para kesilince Türkiye'ye döndü. Pâdişâhtan para alan adam Türkiye'de otururdu.

Nâmık Kemâl düşmanları, onun, Osmanlı hanedanına düşman olduğu hâlde, onlardan memuriyet almasını da aleyhinde bir delil diye kullan-mak istiyorlar. Şunu kesinlikle bilmeli ki, Nâmık Kemâl, Osmanlı hane-danına düşman değildi. Aksine, o hanedanı seven ve sayan bir insan-dı. Bu gerçek tarihî eserlerinde pek açık görülür. O, yalnız, mutlakıyeti yıkıp meşrûtiyeti getirmek için pâdişâhla çarpışmıştı. Memuriyet al-masına gelince, bundan daha tabiî bir şey olamazdı. Çünkü kendi va-tanına hizmet ediyor ve hizmetine karşılık da, yaşamak için, milletin parası demek olan bir maaş alıyordu. Nâmık Kemâl, Rus çarına hizmet etmiyordu. Kendisine memuriyet veren adam, nihayet bir Türk pâdi-şâhı idi. Nasıl, Osmanlı hanedanını yıkan Atatürk’ün Osmanlı devletin-de bir subay ve sultanın yaveri olması onun aleyhine kaydedilecek bir husus değilse, mutlakıyetin düşmanı bulunan Nâmık Kemâl’in de pâ-dişâhın bir mutasarrıfı olması onu asla küçültmez.

3- Nâmık Kemâl milliyetçi değildir, Osmanlıcı ve İslamcıdır diyorlar.

Şunu düşünmek gerek: Acaba Nâmık Kemâl’in Türkiyesinde bugünkü gibi bir Türkçülük yapılabilir miydi? Her şeyi zaman ve çevre ile ölç-mek gerekirken, neden, Nâmık Kemâl, zamanı dikkate alınmadan suç-lanıyor?

Nâmık Kemâl, Osmanlıcı ve İslamcı idi. Fakat onun zamanında milli-yetçilik de ancak o şekilde yapılabilirdi. O kadar ululadığımız Fâtih Sul-tan Mehmed de bugünkü mânâsı ile Türkçü değildi.

Onu da mı böyle tenkid edeceğiz?

Bu gülünç iddialar, demagojiden başka bir şey değildir. Unutmamalı ki, Nâmık Kemâl, yurdumuza herkesin "Memâlik-i Osmâniyye" dediği bir sırada "Türkistan" diyordu. Milletimiz için birçok yerlerde "Türkler" deyimini kullanmıştı. Bunlar onun şuurlu bir milliyetçi olduğunu gös-termez mi?

Ve nihayet, Nâmık Kemâl'in, gerçek bir Türk milliyetçisi olduğuna bir delil daha vardır ki, küçümsenemez: Türkiye'deki komünistler neden dâima Nâmık Kemâl'e saldırmışlardı? Herhalde kendilerinin tam karşı-sı olduğu için... Nâmık Kemâl, büyük milliyetçi olmasaydı, Türklük ve vatan düşmanları ilk önce ona s aldırmazlardı.

Nâmık Kemâl'in şairliği, bilginliği hakkındaki tenkitlere cevap verme-yeceğim. Bunların asıl konu ile ilgisi azdır. Ancak, şu kadar söyleye-yim ki, Nâmık Kemâl, Osmanlı Türk edebiyatının bütün incelik-]erini bilen bir şâirdi. Öyle sanıyorum ki, Osmanlı şâirlerinin en önemsizleri-ni bile okumuştu. XV. Yüzyıl sonu tarihçilerinden Neşrî'nin bir gazeline yazdığı nazire bunu gösterir. Çünkü Neşrî, değersiz bir şâirdi.

Büyük Nâmık Kemâl’e yapılan hücumlar ya milliyetçiliği yıkmak, ya da bazı kimselere yaranmak için yapılmaktadır. Kemâ’lin, tenkit olunacak tarafları elbette vardır. Fakat bunlar ne komünistlerin, ne de dalka-vukların ile sürdükleri şeyler değildir.

(Çınaraltı, 22. Sayı, 3 Ocak 1942)

- SON -

 

<< Nihâl Atsız'ın Kitapları

Anasayfa

Düşünce Alanı >>