Şimdi herkes aklı evvel oldu,
Beş on tekerlemenin tekrarlanmasıyla dünyayı bir çırpıda
düzeltiveriyorlar. Millet hainliğine kadar varan her şeyi
söyleyip de yine "özgürlük yok" diye bağıran siyaset
palyaçolarına, çocuk aldatır gibi yalanlar söyleyerek olmayacak
vaatlerde bulunanlara baktıkça kıyametin kopmakta olduğuna
inanmak gerekiyor.. Karşılıklı suçlamalar... Biri ak derse öteki
mutlaka kara diyor. Biri "kalkınıyoruz" diyor, beriki
"batıyoruz" diye bağırıyor. Kendisini herkesten akıllı ve ileri
gören manyaklar, yabancıların soytarılığını yaptığı halde
milliyetçilikten dem vuran utanmazlar, Türk topraklarından taviz
vermeyi öğütleyen hayâsız yazarlar meydanı bir sirke
çevirmişler. Sirkte hayvanlarla palyaçolar maskaralık ediyor ve
toplumsal alıklığın içinde yüzen bir kalabalık onlara alkış veya
kargış tutuyor.
Bu topluma yıllardır iyi, insanca, erdemli ve
Türkçü olarak ne verildi? Hiç!.. Ama rezalet, rezalet, kepazelik
adına ne varsa, ne kadar yalan akla gelirse bilim, sanat,
ilerilik diye hepsi sunuldu. Kıyıcılığa hak denildi. Milletin
çoğunluğuna "kuyruk" adı takılarak aşağılandı. Bir zümrenin
ahlâksızca ihbarıyla dört yüz bin kişinin tutuklandığı zamanlar
oldu. "Türkiye halkları" diye bağırıp soygunculuk yapan geri
zekâlı bir anarşiste "İkinci Atatürk" diyen haysiyetsiz insanlar
görüldü. Atatürkçülükten başka hiçbir prensip tanımadıklarım
söyleyenler, Atatürk'ün adını unutturmak için elinden geleni
yapan, para ve pullardan, resmî dairelerden resimlerini
kaldırtan, mezarını yaptırtmayan İnönü'yü millî kahraman ilân
ederek Anıtkabir'e gömdürdü. Millî düşmana kardeş diyen alçaklar
çıktı.
Bütün bu adamlar normal midir? Bunlara ne
sıfat verilebilir? Bir adam ya odur, ya budur, insan aynı
zamanda hem Türk, hem İngiliz; hem Müslüman, hem Katolik; hem
milliyetçi, hem şeriatçı olamaz. Oldum diyen hiçbirisi değil,
sadece ikiyüzlüdür.
Milliyetçiyim diyen adam kendi tarihinin 3000
yıllık olduğunu bilir.Tarihine 1000 yıllık diye bakan kimse
cahildir, yobazdır, yozdur, Türk değildir.
Türk Budun, Ökün!?.. Kendine gel. Aklını
başına topla. Her söze, herkese inanma. Beynini işlet. Geçmişini
hatırla. Seni nelerin yükseltip, nelerin alçalttığını düşün.
Safsatalardan uzaklaş. Şunun, bunun ardından gitme.
İşkembe kazanından dîba çıkamaz. Yüz defa
aldandığın, aldatıldığın halde hâlâ iyiyle kötüyü seçemeyecek
misin? Yüzlerce büyük millî kahraman dururken maymun suratlı,
kan içici, riyakâr Asya ve Avrupa serserilerinin resimlerini
duvarlarına asacak kadar beyinsiz ve haysiyetsiz olanlara
gerçeği öğretmek için boşuna vakit harcama. Onlarsa belâlarını
bulacaklar. Sen vakit kaybetmeden bir baltaya sap olmaya çalış.
Bir baltaya sap olmak demek, millete hizmet edecek bir yer, bir
su başına geçmek demektir. Makamlar, mevkiler ancak Türk
milletine yararlı olabilmek içindir.
Bunu da yapamazsan Türk milleti ancak tarih
yapraklarında kalacaktır.
Ötüken, 10 Haziran 1975, Sayı: 6