|
7. Bölüm
HACİZ KARARI
Bakaya
kalmak suçundan sanık olup hâlen Amerika'da New York şeh-rinde
ikamet eden ve bu sebeple gaip sayılan ve ilânen yapılan ihtar-lara
rağmen yurda dönmeyen Adalar As. Şubesi mükelleflerinden Ha-lit
Ziya oğlu 1330 D.'lu Reha Oğuz Türkkan'ın Türkiye dahilindeki
em-valinin As. Y. U. K.'nun 216.'a maddesinin 2. No.'lu fıkrası
gereğince haczine dair verilen ve ilgili mercilere tebliğ edilen
17 Eylül 952 gün ve 52,119 esas sayılı karar aynı kanunun 216.'cı
maddesinin 4 No.'lu fıkrası gereğince ilân olunur. (5369-15542)
Adli Amir Zavallı Adlî Amir! Reha Oğuz'un Amerikan vatandaşı
olduğundan habersiz, hâlâ Türk vatandaşlarına yapılan işlemi
yapmakla uğraşıyor. Onu Türk ordusuna bir fert eklenmiş ve
ordunun kuvveti bir fertlik artmış olacak diye dü-şünüyor.
Reha'nın bir toplulukta bulunmayışının o topluluk için ne bü-yük
nimet olduğunu bilmiyor. Ben adlî âmirin yerinde olsaydım Eisen-hower'e
iadeli taahhütlü bir mektup yollayarak Reha Oğuz'un Ameri-kan
ordusunda da askerlikten affedilmesini rica ederdim. Askerlik
mü-tehassısları Amerika ile Rusya arasında çıkacak savaşta iki
tarafın maddî-manevî kuvvetlerini hesaplayarak neticeler
çıkarıyorlar ve Amerikanın harbi kazanacağını söylüyorlar.
Büyük bir strateji uzmanı olarak ben bu fikirde değilim. Reha
Oğuz Amerika'da bulundukça Amerika savaşı kazanamaz. Hele onu
askere alırsa savaş Amerika’nın bozgunu ile sona erer. Hele,
Amerika'da sık sık görüldüğü gibi ona birdenbire binbaşılık
falan verirlerse Amerika yok olup haritadan silinir. En iyisi
Reha'yı füzeye koyup fezaya, gelmiş olduğu yere fırlatmaktır.
Varsın milyonlarca yıl boşlukta dönüp dur-sun. Başı döner de
belki kendine gelir.
Reha'nın Amerikan vatandaşı olduğunu nasıl bildiğim sorulacak.
Mer-hum Reşat Nuri'den öğrendim Reşat Nuri ile Reha Oğuz Türkkan
baca-naktırlar. Reşat Nuri bana bunu anlatırken Amerikan
kanunlarında gö-rülen zekâ örneklerini de nükteli bir şekilde
hikâye etmişti: Amerikan kanunları Amerika'da doğan çocukları
Amerikalı sayarmış. Bunların anne babaları da isterlerse
Amerikan vatandaşı olabilirlermiş. Re-ha'nın bir çocuğu
Amerika'da doğduğu için üçü de Amerikalı olmuşlar. Reha'nın bir
de İstanbul'da doğan kızı vardı ki Amerikan kanunları o-nun
Amerikalı sayılmasına elverişli değilmiş. Fakat onun da çaresi
bu-lunmuş. Yine Amerikan kanunlarına göre Kanada'dan gelen
herkes is-tediği anda Amerikalı olabiliyormuş.
Reha, büyük kızı "Aslı"yı alınca doğru Kanada'ya... bir gece
Kanada'da kalmışlar. Sonra Amerika’ya dönünce mesele
hallolunmuş... Türki-ye'de işlerin tuhaflığından bahsedenler
bilmem buna ne derler? Ame-rika'nın bizden daha tuhaf olduğunu
belki teslim ederler.
Zavallı Reha galiba Türkiye'de tutunamadığı için Amerika'ya
kaçtı. Doğru, bu memlekette tutunmak kolay değildir. Meselâ
Ahmet Emin Yalman’ın da bu memlekette yaşadığını düşündükçe
benim de Kora'ya veya Arjantin'e kadar kaçasım geliyor. Geliyor
amma, memleketin asıl sahibi olduğumu düşünerek vazgeçiyorum.
Büyük bir sabırla Ah-met Emin'i Filistin'e gönderecek kanunun
çıkmasını bekliyorum.
Reha'ya burada iken Ermenilik isnadı yapılmıştı. O da hem bunu
reddetti, hem de kızına Aslı adını koydu. Malûmdur ki Aslı,
"Kerem ile Aslı" hikâyesinde Ermeni papazının kızıdır. İhtimal
ki artık ırkçılıktan vazgeçtiğini göstermek için böyle yapmıştı.
Bununla beraber, şaka bir yana, kendisi Amerika'da Türklüğe
yararlı olmaktadır. Propaganda faaliyeti bakımından faydası
dokunduğu gibi ara sıra İstanbul gazetelerine yazdığı yazılarda
da müspet unsurlar çoktur. Fakat o artık bizim için ölmüştür.
Daha doğrusu intihar etmiş-tir. Ne yapalım?. İnsanlar binlerce
yılın mirası olan birtakım özellik-lerle doğuyor. Bu özellikler
bazen bir ruh hastalığı şeklinde tecelli edi-yor. İnsan
kendisinin hâkimi değil ki... Binlerce yıldan beri gelen ırsi-yetlerin,
kromozomların, genlerin esiri... Irkçılık bu bakımdan büyük bir
hakikattir. Bu hakikat, cahil ve âdi gazetecilerin ağzında "suç"
olu-yor. Antropoloji ve embriyoloji büyük tabiat ilminin iki
mühim dalı... Bunları inkâr edip de dünyadan habersiz birtakım
sarhoşların yaverle-rine mi ehemmiyet vereceğiz?
Reha Oğuz, kim bilir hangi kromozomların tesirinde olarak
birtakım anormal hareketler yaptı. Fakat sıkı imtihan günü
gelince bocaladı ve çaktı... Bizler ise.. Bizler yani birtakım
Göktürkler, Uygurlar, Selçuk-lular, ilhanlılar ve Osmanlılar
vatan sathı mailinde hâlâ sâbit-kademiz. Hepimizden, Reha
Oğuz'un ruhuna :
El-Fatiha! |