TÜRKÇÜLÜĞE KARŞI HAÇLI SEFERİ VE ÇEKTİKLERİMİZ

 
 

 

 

37

İsmet Paşa Başbakanlıktan atılmıştır.

Atatürk'ün son zamanlarında Halk Partisi, yani Millet Meclisi Atatürkçü ve İnönücü olarak ikiye ayrılmıştı ve İnönü, sanıldığından daha kuv-vetliydi.

Atatürk tarafları, Atatürk'ten sonra İsmet İnönü’nün başa geçmesini hiç istemiyorlar,bundan çekiniyorlar, İnönü’nün intikam almasından korkuyorlardı. Fakat İsmet Paşa'ya karşı kimi çıkarabilirlerdi? Hiç şüp-hesiz devrin faal siyasilerinden Şükrü Kaya veya Tevfik Rüştü Araş Cumhur Başkanlığına aday gösterilirse bütün millet sinir buhranı ile katıla katıla güler, Türkiye'de adam kalmazdı.

Bunun için Atatürkçüler, ismet Paşa'ya denk, hattâ ondan kuvvetli bir aday aradılar ve buldular: Mareşal Fevzi Çakmak.

Buluş çok güzeldi ve paşanın namuslu ve faziletli şahsiyeti bütün mil-leti toplayacak kudretteydi.

Fakat paşa, mebus değildi Açık mebusluklardan birine seçilirse forma-lite ikmal olunur, Atatürk'ün beklenen ölümü gerçekleştiği zaman Fevzi Paşa Cumhur Başkanlığına geçirilirdi.

Bunu sağlamak için Atatürkçüler adına üç kişilik bir heyet Mareşal Fevzi Çakmak'ı ziyaret etti. Üç kişiden biri Şükrü Kaya idi.

Bunlar durumu Mareşal'e arz ettiler ve Cumhur Başkanı olabilmesi için Millet Meclisine girmesini, bunun için de Genelkurmay Başkanlığından istifa etmesi gerektiğini bildirdiler.

Mareşalin hamuru askerlikle yoğrulmuştu. Ona askerlikten istifa et demek öl demekle eşitti. Bundan başka İsmet Paşa ile arasında hiçbir geçimsizlik yoktu. Onun Cumhur Başkanı olmasında mahzur görmü-yordu. Mareşal'i çekingenliğe sürükleyen bir nokta daha vardı: Gelen-lerin samimiliğine inanamıyordu. Bunlar gizli bir plânın arkasında koş-muş olabilirler, kendisini Genelkurmay Başkanlığından istifa ettirdik-ten sonra Cumhur Başkanlığına başka birisini getirebilirlerdi. Bunları düşünerek teklifi kabul etmedi.

Üç kişi ise, Mareşal'e güven vermemelerine rağmen teklif ve niyetle-rinde çok samimi idiler. İsmet Paşa'nın Cumhur Başkanlığını bir felâ-ket sayıyorlardı. Bu sebeple şiddetle ısrar ettiler, dil döktüler.

Mareşal, bu adamların istedikleri anda üç maddelik bir kanun çıkarabi-leceklerini düşünerek:

- "Benim Cumhur Başkanlığım bu kadar lüzumlu ise Anayasaya bir madde ekler, Genelkurmay Başkanlarının mebus olmadan Cumhur Başkanı seçilebileceğini kanunlaştırırsınız" diye cevap verdi.

Berikiler, Mareşal'in arzusunu yerine getiremediler. Çünkü Atatürkçü olan mebusların bir kısmı da İsmet Paşanın ikinci Cumhur Başkanı olmasını tabiî görüyordu. Meclise böyle bir kanun maddesi getirilmesi fırtınalar koparabilirdi. Bundan dolayı kıyışamadılar. Sen bunları nere-den biliyorsun diye soracaklar. Onu da söylersem yeryüzünde sır mı kalır?

Devamı