|
İsmet Paşa
Başbakanlıktan atılmıştır.
Atatürk'ün son zamanlarında Halk Partisi, yani Millet Meclisi
Atatürkçü ve İnönücü olarak ikiye ayrılmıştı ve İnönü,
sanıldığından daha kuv-vetliydi.
Atatürk tarafları, Atatürk'ten sonra İsmet İnönü’nün başa
geçmesini hiç istemiyorlar,bundan çekiniyorlar, İnönü’nün
intikam almasından korkuyorlardı. Fakat İsmet Paşa'ya karşı kimi
çıkarabilirlerdi? Hiç şüp-hesiz devrin faal siyasilerinden Şükrü
Kaya veya Tevfik Rüştü Araş Cumhur Başkanlığına aday
gösterilirse bütün millet sinir buhranı ile katıla katıla güler,
Türkiye'de adam kalmazdı.
Bunun için Atatürkçüler, ismet Paşa'ya denk, hattâ ondan
kuvvetli bir aday aradılar ve buldular: Mareşal Fevzi Çakmak.
Buluş çok güzeldi ve paşanın namuslu ve faziletli şahsiyeti
bütün mil-leti toplayacak kudretteydi.
Fakat paşa, mebus değildi Açık mebusluklardan birine seçilirse
forma-lite ikmal olunur, Atatürk'ün beklenen ölümü gerçekleştiği
zaman Fevzi Paşa Cumhur Başkanlığına geçirilirdi.
Bunu sağlamak için Atatürkçüler adına üç kişilik bir heyet
Mareşal Fevzi Çakmak'ı ziyaret etti. Üç kişiden biri Şükrü Kaya
idi.
Bunlar durumu Mareşal'e arz ettiler ve Cumhur Başkanı olabilmesi
için Millet Meclisine girmesini, bunun için de Genelkurmay
Başkanlığından istifa etmesi gerektiğini bildirdiler.
Mareşalin hamuru askerlikle yoğrulmuştu. Ona askerlikten istifa
et demek öl demekle eşitti. Bundan başka İsmet Paşa ile arasında
hiçbir geçimsizlik yoktu. Onun Cumhur Başkanı olmasında mahzur
görmü-yordu. Mareşal'i çekingenliğe sürükleyen bir nokta daha
vardı: Gelen-lerin samimiliğine inanamıyordu. Bunlar gizli bir
plânın arkasında koş-muş olabilirler, kendisini Genelkurmay
Başkanlığından istifa ettirdik-ten sonra Cumhur Başkanlığına
başka birisini getirebilirlerdi. Bunları düşünerek teklifi kabul
etmedi.
Üç kişi ise, Mareşal'e güven vermemelerine rağmen teklif ve
niyetle-rinde çok samimi idiler. İsmet Paşa'nın Cumhur
Başkanlığını bir felâ-ket sayıyorlardı. Bu sebeple şiddetle
ısrar ettiler, dil döktüler.
Mareşal, bu adamların istedikleri anda üç maddelik bir kanun
çıkarabi-leceklerini düşünerek:
- "Benim Cumhur Başkanlığım bu kadar lüzumlu ise Anayasaya bir
madde ekler, Genelkurmay Başkanlarının mebus olmadan Cumhur
Başkanı seçilebileceğini kanunlaştırırsınız" diye cevap verdi.
Berikiler, Mareşal'in arzusunu yerine getiremediler. Çünkü
Atatürkçü olan mebusların bir kısmı da İsmet Paşanın ikinci
Cumhur Başkanı olmasını tabiî görüyordu. Meclise böyle bir kanun
maddesi getirilmesi fırtınalar koparabilirdi. Bundan dolayı
kıyışamadılar. Sen bunları nere-den biliyorsun diye soracaklar.
Onu da söylersem yeryüzünde sır mı kalır? |